Miyom tanısı alan kadınların önemli bir kısmının ameliyata ihtiyacı olmaz. Şikâyete yol açmayan bir miyom için yılda bir ya da iki kez yapılan ultrason kontrolü çoğu zaman yeterlidir. Ameliyat gerektiğinde de karar yalnızca boyuta bakılarak verilmez.
Muayenede en çok sorulan soru "kaç santim olunca alınıyor?" oluyor. Bu soruya tek bir cevap vermek mümkün değil. Rahmin dış yüzünde duran 6 cm'lik bir miyom hiç dokunulmadan yıllarca izlenebilir. Rahim içine doğru büyüyen 1,5 cm'lik bir miyom ise ciddi kanamaya yol açıp alınmayı gerektirebilir.
Miyom nedir, kimlerde görülür?
Miyom (tıbbi adıyla leiomiyom), rahim kasından gelişen iyi huylu bir yumrudur. Üreme çağındaki kadınlarda çok yaygındır. 50 yaşına gelen kadınların büyük bir kısmında, çoğu fark edilmemiş olsa da, en az bir miyom bulunur. Ailede miyom öyküsü olması, adetlerin erken yaşta başlamış olması, fazla kilo ve hiç doğum yapmamış olmak miyom görülme ihtimalini artırır.
Miyomlar hormona bağlı büyür. Bu yüzden genellikle 30'lu ve 40'lı yaşlarda belirginleşir, menopozdan sonra küçülür. Gebelikte ise bazen hızla büyüyebilir.
Miyomun yeri, boyutundan daha çok şey anlatır
Miyomlar, rahim duvarındaki konumlarına göre sınıflandırılır. Ultrason raporunuzda geçen "submukoz", "intramural" ya da "subseröz" kelimeleri bu konumu anlatır.
| Tür | Nerede? | Sık yol açtığı durum |
|---|---|---|
| Submukoz (rahim içi) | Rahim iç zarının hemen altında, rahim boşluğuna doğru | Yoğun ve uzun adet kanaması, gebe kalmada zorluk, düşük |
| İntramural (duvar içi) | Rahim kasının içinde | Büyüdükçe kanama artışı ve rahimde büyüme. Küçükse çoğu zaman şikâyet yapmaz. |
| Subseröz (dış yüzey) | Rahmin dış yüzeyinde, karın boşluğuna doğru | Kanamaya nadiren etki eder. Büyüyünce mesane ve bağırsağa baskı yapar. |
| Saplı (içte ya da dışta olabilir) | Rahme ince bir sapla bağlı | Nadiren sapı üzerinde dönerek ani ve şiddetli ağrıya yol açar. |
Hekimler bu ayrımı daha ayrıntılı yapmak için FIGO sınıflamasını kullanır. Bu sınıflamada miyomlar 0'dan 8'e kadar numaralandırılır. Raporunuzda "tip 0", "tip 2" gibi bir ifade görüyorsanız, küçük sayılar miyomun rahim boşluğuna daha yakın olduğunu gösterir.
Hangi şikâyetler miyomdan kaynaklanır?
- Yoğun adet kanaması: Saatte bir ped değiştirmek, pıhtılı kanama, 8 günden uzun süren adet ve bunlara bağlı demir eksikliği anemisi en sık şikâyetlerdir.
- Baskı belirtileri: Sık idrara çıkma, idrarı tam boşaltamama hissi, kabızlık, alt karında dolgunluk.
- Ağrı: Miyomlar genellikle ağrısızdır. Kanlanması bozulan bir miyom (özellikle gebelikte) ya da sapı üzerinde dönen saplı bir miyom ise ani ve şiddetli ağrı yapabilir.
- Gebelikle ilgili sorunlar: Rahim boşluğunu bozan miyomlar embriyonun tutunmasını zorlaştırabilir ve düşük riskini artırabilir.
Her yoğun kanamanın sebebi miyom değildir. Polip, hormon dengesizliği ya da rahim iç zarındaki başka sorunlar da aynı tabloya yol açabilir. Bu yüzden muayenede yalnızca miyoma değil, adet düzeninizdeki değişikliklere de birlikte bakılır.
Takip ne zaman yeterlidir?
Şikâyete yol açmayan, rahim boşluğunu bozmayan ve kısa sürede belirgin şekilde büyümeyen miyomlar için ilaç ya da ameliyat gerekmez. İlk tanıdan sonra büyüme hızını görmek için genellikle 3–6 ay içinde bir kontrol ultrasonu yapılır. Miyom sabit seyrediyorsa kontroller yılda bir ya da ikiye indirilir.
Menopoza yaklaşan bir kadında da beklemek çoğu zaman makul bir seçenektir. Hormonlar azaldığında miyom kendiliğinden küçüleceği için şikâyetleri ilaçla birkaç yıl idare etmek, ameliyattan daha mantıklı olabilir.
Ameliyat ne zaman gündeme gelir?
Pratikte şu durumlarda ameliyatı konuşuruz:
- İlaç tedavisine rağmen devam eden ve kansızlığa yol açan yoğun kanama
- Günlük hayatı etkileyen baskı şikâyetleri
- Rahim boşluğunu bozan ve gebelik planı olan bir kadında saptanan miyom
- Tekrarlayan düşük ya da başarısız tüp bebek denemeleri sonrasında rahim içinde saptanan miyom
- Menopozdan sonra büyüyen ya da ultrason görünümü şüpheli olan miyom
Eskiden belirli bir boyutun üzerindeki tüm miyomların alınması önerilirdi. Bugün bu yaklaşım değişti. Şikâyet yapmayan büyük bir miyom için ameliyat kararı; büyüme hızı, komşu organlara etkisi ve hastanın tercihi birlikte değerlendirilerek verilir.
Ameliyatsız tedavi seçenekleri
Ameliyat tek seçenek değildir. Özellikle şikâyeti kanama olan kadınlarda önce ilaçlar denenir:
- Sadece adet günlerinde kullanılan, kanamayı azaltan ilaçlar (traneksamik asit gibi)
- Doğum kontrol hapı ya da yalnızca progesteron içeren ilaçlar. Kanamayı azaltabilir ama miyomu küçültmez.
- Rahim içine yerleştirilen hormonlu spiral. Rahim boşluğunu bozmayan miyomlarda kanamayı belirgin şekilde azaltabilir.
- Hormonu baskılayarak miyomu geçici olarak küçülten ilaçlar. Ameliyat öncesi kansızlığı düzeltmek ya da menopoza kadar zaman kazanmak için kullanılabilir.
- Miyomu besleyen damarların kasıktan girilerek tıkanması (rahim arter embolizasyonu). Girişimsel radyoloji birimi olan merkezlerde yapılır ve gebelik planı olmayan, ameliyattan kaçınmak isteyen kadınlar için bir seçenektir.
Hormonu baskılayan ilaçların etkisi ilaç bırakılınca geçer ve miyom yeniden büyüyebilir. Ağızdan alınan yeni kuşak ilaçlar ise kemik kaybını önleyen ek hormonla birlikte daha uzun süre kullanılabiliyor. Bu ilaçların size uygun olup olmadığını hekiminizle konuşabilirsiniz.
Hangi ameliyat, kime?
Ameliyat yöntemi miyomun yerine, sayısına, boyutuna ve rahmin korunmak istenip istenmediğine göre seçilir:
- Histeroskopik miyomektomi: Rahim içindeki (submukoz) miyomlar, vajinadan girilen ince bir kamerayla, karında kesi yapılmadan alınır. Hasta çoğu zaman aynı gün evine döner.
- Laparoskopik miyomektomi: Duvar içi ve dış yüzeydeki miyomlar, karında birkaç küçük delikten girilerek alınır. Rahim dikilerek korunur.
- Açık miyomektomi: Çok sayıda ya da çok büyük miyomda tercih edilebilir.
- Histerektomi (rahmin alınması): Gebelik planı olmayan ve şikâyetleri başka yöntemlerle kontrol altına alınamayan kadınlarda kalıcı çözümdür. Yumurtalıklar çoğu zaman korunabilir.
Miyom gebeliğe engel mi?
Rahmin dış yüzündeki miyomlar gebelik ihtimalini genellikle etkilemez. Rahim boşluğuna doğru büyüyen submukoz miyomlar ise embriyonun tutunmasını zorlaştırabilir ve alınmaları gebelik ihtimalini artırabilir. Duvar içi miyomların etkisi, boyutlarına ve rahim boşluğuna ne kadar yakın olduklarına göre tartışmalıdır.
Rahim duvarına girilerek yapılan bir miyom ameliyatından sonra, dikişlerin iyileşmesi için gebelik genellikle 3–6 ay ertelenir. Ameliyatın kapsamına göre sonraki doğumun sezaryenle yapılması önerilebilir. Bu bilgiyi gebelik takibinizi yapan hekimle mutlaka paylaşın.
Miyom kansere dönüşür mü?
Bu, kadınların en büyük kaygılarından biri. Miyom iyi huylu bir oluşumdur ve kansere dönüşmesi beklenmez. Rahim kasından gelişen kanser (leiomiyosarkom) çok nadir görülen ve ayrı bir hastalıktır. Bu iki durumu ameliyattan önce ultrasonla kesin olarak ayırt etmek her zaman mümkün olmayabilir. Bu yüzden özellikle menopozdan sonra büyümeye devam eden miyomlar ayrıca değerlendirilir ve ameliyat tekniği buna göre planlanır.
Muayenede neye bakılır?
Vajinal ultrasonla miyomların sayısı, boyutu ve rahim boşluğuyla ilişkisi belirlenir. Gerekirse kan sayımıyla kansızlık olup olmadığına bakılır, rahim içini görmek için histeroskopi planlanır. Tedavi seçenekleri ve takip planı, gebelik isteğiniz ve beklentileriniz konuşularak birlikte belirlenir.
Miyom ve diğer jinekolojik sorunlar için Kadın Hastalıkları ve Doğum birimimizden randevu alabilirsiniz. Ultrasonda yumurtalıkta bir kist de görülürse, kistin takip mi yoksa tedavi mi gerektirdiği aynı muayenede değerlendirilir. Yazının tıbbi içeriğini Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Op. Dr. Ömer Altun kontrol etmiştir.
